“Şu anki tedbirlere uymazsak 14 günlük kapatma gelebilir” « 34GÜNDEM

SON DAKİKA

“Şu anki tedbirlere uymazsak 14 günlük kapatma gelebilir”

Dünyayı bunaltan Covid-19 pandemisinde rekor vaka sayısı görülen ülkeler arasındayız. Uzmanlar, “Şu anki tedbirlere uymazsak 14 günlük kapanma yaşayabiliriz” diyor ve bunu “Köprüden önceki son çıkış” benzetmesiyle ifade ediyor. Bilimsel veriler ışığında salgının gidişatı konusunda öngörüler de var: Aralık ayının ikinci yarısında başta İstanbul olmak üzere, toplumsal bağışıklığın devreye girmesi bekleniyor.

Bu haber 06 Aralık 2020 - 20:42 'de eklendi ve 5 views kez görüntülendi.

Covid-19 pandemi sürecinde vaka ve özellikle ağır hasta sayısındaki artış korku yaratarak, “Şimdi ne olacak” sorusunu gündeme getirdi. Konuyla ilgili görüşlerine başvurduğumuz Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektör Yardımcısı – Enfeksiyon ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Kemalettin Aydın, içinde bulunduğumuz durumu “Köprüden önceki son çıkış” cümlesiyle açıklıyor. Günlük vaka sayısının rekor artış gösterdiği bugünlerde alınan tedbirlere uyumun çok önemli olduğuna dikkat çeken Aydın, “Şu an uygulanmakta olan tedbirleri tam kapanma öncesi yapılan son hamle olarak düşünebiliriz. Bu hamlelerle başarı sağlayamazsak başka ülkelerde olduğu gibi 14 günlük tam kapanma yaşayabiliriz” diyor.

“EN ÖNEMLİ KARAR; KAFE VE RESTORANLARIN KAPATILMASI”

Prof. Dr. Kemalettin Aydın, alınan önlemler arasında en önemlisinin kafe ve restoranlardaki kümelenmenin ortadan kalkmasına yönelik kısıtlamalar olduğunu söyleyerek devam ediyor; “Bunun nedeni, bulaşı o mekanlara en çok giden 17 – 35 yaş grubunun yayması, bedelini ise en çok 65 yaş ve üstünün ödemesidir. Bu nedenle, yayılımı engellemede en önemli önlemler bu mekanların kapatılması ile gece ve hafta sonu kısıtlamalarıdır” diyor ve devam ediyor;

“AİLE İÇİ BULAŞ YOLLARINI ÖNLEMELİYİZ”

“Şu an için en önemli meselemiz aile içi bulaş yollarının önüne geçemememiz. Bu, dışarıdan bir kişinin virüsü alıp eve geldiğinde diğer aile fertlerine bulaştırma riskinin devam etmesi anlamına geliyor. Bunu önlemek için en önemli önerim kuşaklararası buluşmaların önüne geçilmesidir. Bunu yapmak için kapanmalarda tüm aile fertlerinin bunu bir fırsat olarak görüp bir araya gelmeye devam etmesine son verilmelidir. Bu, kamusal yaptırımı olamayan bir sorundur ve sadece aile içi sorumluluk bilincinin artırılmasıyla düzeltilebilir. Unutulmamalıdır ki büyük şehirlerde salgının yükseliş hızı ancak kamusal tedbirlere bireysel tedbirlerle eşlik edilmesi halinde kesilebilir.”

“ARALIK AYININ 2. YARISINA DİKKAT!”

Aralık ayının ikinci yarısında, başta İstanbul olmak üzere toplumsal bağışıklığın (sürü bağışıklığı) devreye girmesini beklediğini söyleyen Aydın, “Bu, toplumun neredeyse yarıya yakınının virüsle karşılaşmış veya virüs ile enfekte olacağı için yayılım hızının belirli kentlerde azalmaya başlayacağı anlamına geliyor. Kısıtlama kuralları, toplumsal bağışıklık ve aşı ile bağışıklıkla beraber ocak ayından itibaren başta İstanbul, Ankara, Bursa, Kocaeli ve İzmir illerinde salgın hızının duraklayıp aşağıya doğru bir inişe geçeceğini öngörüyorum.”

“UYGULANMASI GEREKEN İKİ ŞEY”

“Pandeminin başlangıç sürecinden 1 Haziran’a kadar ‘Hayat Eve Sığar’ derken 1 Haziran sonrası hayatımızı ‘kontrollü sosyal yaşam’ diyerek devam ettirdik. Bu aşamada her ikisini bir arada uygulamaya ihtiyacımız var. Şu an toplam vaka sayısından çok, hasta ve ağır hasta sayımızın artışı odaklıyız. Bunu kontrol edebilmek için öncelikle 32 binler civarında olan vaka sayısının aşağı çekilmesi lazım.”

“AŞI MİLLİYETÇİLİĞİ YAPILMASIN”

Aşı konusundaki görüşlerini de sorduğumuz Prof. Dr. Kemalettin Aydın, “Aşılama konusunda devletimizin onay verdiği tüm aşıların yaptırılmasını tavsiye ediyorum. Aşı milliyetçiliğine ve aşının üretildiği coğrafyaya bakmaksızın, ülkemize gelen ve vatandaşımıza ücretsiz sunulan tüm aşıların yapılabilir olduğunu düşünüyorum. Çin aşısını yaptıran gönüllülerden biri olmam da bunun göstergesi” diyor.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.