“Enflasyonu düşürmekte kararlıyız” « 34GÜNDEM

SON DAKİKA

“Enflasyonu düşürmekte kararlıyız”

TCMB Başkanı Naci Ağbal, “Fiyat istikrarını sağlamak hepimizin ortak amacı olmalıdır. TCMB olarak biz bu amaca yürekten inanıyoruz ve enflasyonu düşürmekte kararlıyız.” dedi.

Bu haber 16 Aralık 2020 - 16:03 'de eklendi ve 4 views kez görüntülendi.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Naci Ağbal, “2021 Yılında Para ve Kur Politikası” çevrim içi tanıtım toplantısında konuştu. 2021 Para ve Kur Politikası”nın TCMB’nin uygulayacağı para, kur ve likidite politikalarının çerçevesini belirlediğini dile getiren Ağbal, para ve kur politikasını hazırlarken geçmiş dönem para ve kur politikası uygulamalarını kapsamlı bir şekilde gözden geçirdiklerini belirerek, “TCMB bilançosu ile para ve likidite politikası araçlarının kullanılma biçimlerini ve sonuçlarını tek tek değerlendirdik. Para Politikası Kurulu ve ilgili birimlerimizle uzun çalışmalar, kapsamlı analizler ve değerlendirmeler yaptık. Ayrıca farklı kurumlardan ve sektörlerden temsilcilerle, akademisyenlerle ve diğer paydaşlarımızla görüşmeler yaptık, görüş alışverişinde bulunduk. Ortaya çıkan bu politika dokümanı bütün bu çalışmaların bir sonucudur. TCMB için 2021 yılında yol haritasını oluşturan bu politika çerçevesini çok önemsiyoruz.” diye konuştu.

“Enflasyonu düşürmekte kararlıyız”

Fiyat istikrarının önemine dair düşüncelerini paylaşan Ağbal, “Fiyat istikrarı, sürdürülebilir büyüme, istihdam ve toplumsal refahın ön koşuludur. Merkez Bankaları toplumsal refah artışına en büyük katkıyı fiyat istikrarını sağlayarak yaparlar. Bu nedenledir ki TCMB’nin kendisine yasa ile verilmiş görevinin de temel amacı fiyat istikrarını sağlamaktır. Fiyat istikrarı ekonomik istikrarın ön koşuludur. Fiyat istikrarını kalıcı hale getirdiğimizde verimlilik ve rekabet gücümüz artacak, yatırım, üretim, istihdam artış gösterecek, Türkiye olarak daha fazla uluslararası sermaye yatırımını ülkemize çekmiş olacağız. Böylelikle, ülkemizin gelişmesi ve kalkınması noktasında önemli ilerlemeler sağlayacağız. Ve insanımızın refahı bu sayede sürekli şekilde artış gösterecektir. Bu açıdan fiyat istikrarını sağlamak hepimizin ortak amacı olmalıdır. TCMB olarak biz bu amaca yürekten inanıyoruz ve enflasyonu düşürmekte kararlıyız.” ifadelerini kullandı.

Ekonomik görünüm değerlendirmesi 

TCMB Başkanı Ağbal, Türkiye’de ekonomik faaliyetin salgına bağlı etkilerle mart ayı ortalarından itibaren zayıflamaya başladığını dile getirerek, “Ekonomideki yavaşlama nisan ayında belirginleşti ve sektörler geneline yaygınlaştı. TCMB bu dönemde salgının ekonomik ve finansal etkilerini sınırlamak amacıyla 2020 yılı mart-mayıs döneminde yaptığı faiz indirimlerinin yanında bir dizi kapsamlı likidite tedbirini de uygulamaya koydu. Bu dönemde maliye politikası ve finansal politikalar aracılığıyla da ekonomiyi destekleyici son derece önemli çok sayıda adım atıldı. Böylelikle yılın ikinci çeyreğinde sert bir şekilde daralan ekonomik faaliyet 3. çeyrekte iç talep kaynaklı belirgin bir toparlanma kaydetti. Hızlı parasal genişlemenin gecikmeli etkileriyle ekonomideki ısınmanın son çeyrekte de belirginleştiği görülmektedir. Krediler ve parasal büyüklüklerde kısa sürede sağlanan bu hızlı genişleme cari denge ve enflasyon görünümünü ise olumsuz etkiledi. Turizm gelirlerindeki düşüş ve ek olarak yabancı sermaye çıkışları, yurt içi yerleşiklerin artan varlık dolarizasyonu ve reel kesimin yabancı para yükümlülüklerini azaltma eğilimini hızlandırmasıyla birlikte cari denge ve finansman görünümü hızla bozuldu.” dedi.

Bu durumun ülke risk primini artırırken kurlar ve döviz rezervleri üzerinde baskı oluşturduğuna dikkati çeken Ağbal, şöyle devam etti: “Döviz kuru başta olmak üzere artan maliyet baskıları ve güçlü kredi ivmesine bağlı talep yönlü unsurlar özellikle yılın ikinci yarısında enflasyon görünümünü olumsuz etkiledi ve enflasyon beklentileri bu dönemde yükseldi. Gıda ve temel mal enflasyonundaki belirgin artışa karşın bu dönemde enerji ve tütün grupları büyük ölçüde baz etkileriyle tüketici enflasyonunu sınırladı ve yılın ilk 10 ayında enflasyon yüzde 12 civarında yataya yakın bir seyir izledi. TCMB ağustos ayı başından itibaren salgın dönemine özgü politikalarda kademeli sıkılaştırma adımlarına da başladı. Gıda ve temel mal enflasyonundaki artışın belirginleşmesiyle kasım ayında yıllık TÜFE yüzde 14’e yükseldi. Diğer taraftan salgının ilk aşamalarında yüzde 5,5’e kadar gerileyen üretici enflasyonu yılın 2. yarısında hızlı bir artışla yüzde 23’e ulaştı. Üretici fiyatları eğilimindeki yükseliş eğilimi tüketici fiyatları üzerinde maliyet baskılarını artırdı. Enflasyon eğilimlerini incelediğimizde enflasyondaki yükselişin temel belirleyicisinin döviz kuru gelişmeleri olduğunu görüyoruz. bu hususları dikkate alarak kasım ayında dezenflasyon sürecinin en kısa sürece yeniden tesisi için politika faizini yüzde 10,25’ten yüzde 15’e yükselttik. Bu kapsamda sade ve anlaşılabilir bir operasyonel çerçeve benimseyerek kısa vadeli tüm fonlamanın temel politika aracı olan 1 hafta vadeli repo ihale faiz oranından yapılmasına karar verdik.”

“Para politikası kararlarımız fiyat istikrarı önceliği korunarak alınacaktır”

2021 yılı enflasyon gelişmeleri ve görünümüne ilişkin değerlendirmeleri de paylaşan Ağbal, yeni yılına girerken başta döviz kuru olmak üzere birikimli maliyet etkileri, uluslararası emtia fiyatlarındaki yukarı yönlü seyir ve beklentilerdeki yükselişin enflasyonda yukarı yönlü risk oluşturduğunu belirterek, şöyle devam etti: “Önümüzdeki dönemde, salgına bağlı küresel risk iştahı, ekonomik faaliyetteki olası etkileri ile ücret politikaları ve yönetilen, yönlendirilen fiyatlara ilişkin belirsizlikler enflasyonun seyri bakımından öne çıkıyor.

Belirtmiş olduğum bu riskler ile mevcut enflasyon görünümü ve oluşabilecek ilave riskler 2021 yılında para politikasında sıkı ve kararlı bir duruş sergilememizi zorunlu kılmaktadır. Bu çerçevede para politikası kararlarımız fiyat istikrarı önceliği korunarak alınacaktır. Para politakası duruşumuzu enflasyondaki riskleri dikkate alarak enflasyonu düşürmek ve fiyat istikrarı hedefine ulaşmak odağında belirleyerek kararlılıkla uygulayacağız. Başka bir deyişle hedeflerimize ulaşmak için şartların gerekli kılması halinde 2021 yılında politika duruşumuzun sıkılığı; enflasyonu etkileyen tüm unsurlar dikkate alınarak, enflasyonda kalıcı düşüşe ve fiyat istikrarına işaret eden güçlü göstergeler oluşana kadar kararlılıkla sürdürülecektir.”

“Para Politikası Kurulu 2021 yılında 12 toplantı yapacak”

Ağbal, Para Politikası Kurulu’nun 2021 yılında 12 toplantı yapacağını bildirerek, para politikası iletişimini şeffaflık, hesap verebilirlik ve öngörülebilirlik ilkeleri doğrultusunda güçlendirmenin en önemli çabalarından biri olacağını kaydetti. Temel iletişim araçlarının Para Politikası Kurulu duyuruları ve Enflasyon Raporu olduğunu ifade eden Ağbal, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nu bilgilendirme amaçlı toplantıların yapılacağını, ayrıca diğer platformlardaki sunum ve konuşmaların da iletişim politikalarının önemli parçası olacağını aktardı.

Ağbal, paydaşlarla etkileşimin artırılmasının iletişim politikası önceliklerinden biri olacağını ifade ederek, “Bu kapsamda yatırımcılar, analistler ve ekonomistler ile belirli bir takvim çerçevesinde teknik içerikli toplantılara devam edeceğiz. Öte yandan reel sektör temsilcileri ve STK’lar ile bir araya gelerek politika çerçevemizi onlarla paylaşacağız, makro ekonomik görünüm hakkında kendilerine bilgilendirme yapacağız.” diye konuştu.

TCMB olarak fiyat istikrarı yolunda kendilerine düşen sorumluluğun bilincinde olduklarını belirten Ağbal, şunları kaydetti: “Enflasyon ile mücadelenin en az maliyetle başarıya ulaşması için güçlü bir politika koordinasyonuyla tüm paydaşları içeren bütüncül bir yaklaşımın da öneminin farkındayız. Enflasyonun ekonomimize ve toplumsal hayata yüklediği maliyetler konusunda farkındalığın artırılması ve enflasyon hedeflerinin tüm paydaşlarca sahiplenilmesini önemli görüyoruz. Rekabete dayalı, kurallı, serbest piyasa mekanizmasının etkin işleyişinin, makro finansal istikrar ve fiyat istikrarı için olmazsa olmaz ön koşullardan birisi olduğunun altını çizmek istiyorum. 

Enflasyondaki katılık ve oynaklıkları azaltacak yapısal reformların hayata geçirilmesi de fiyat istikrarının sağlanması açısından büyük önem arz etmektedir. Fiyat istikrarının orta ve uzun vadeli kazanımlarına odaklanarak, para politikasında kararlılıkla sıkı duruş sergileyeceğimiz ve enflasyonu düşürerek fiyat istikrarı hedefi doğrultusunda kazanımlar elde edeceğimiz bir yıla giriyoruz. Bu süreçte ekonomideki tüm gelişmeleri, enflasyon görünümüne dair içerdiği bilgi ve parasal aktarımın etkin işleyişi açısından değerlendirecek ve politika duruşumuzu fiyat istikrarı temel amacı doğrultusunda belirleyerek uygulayacağız.”

“Yüzde 5 enflasyon hedefine bağlıyız”

Daha sonra Ağbal, “2021 Yılında Para ve Kur Politikası” çevrim içi tanıtım toplantısında ekonomistlerin ve gazetecilerin sorularını yanıtladı.

TCMB’nin 2021 sonu için yüzde 9,4’lük enflasyon tahminini tutturmaya çalışacağının anımsatılarak, “Güçlü göstergeler oluşana kadar sıkı politikaya devam edeceğiz’ dediniz. Nedir bu güçlü göstergeler?” şeklindeki soru üzerine Ağbal, hükümetle birlikte belirlenen yüzde 5 enflasyon hedefine bağlı olduklarını söyledi.

Ağbal, “Bununla ilgili 2023 yılı itibarıyla bütün Merkez Bankası araçlarını kararlı bir şekilde kullanarak güçlü bir politika koordinasyonu içerisinde bu hedefi yakalamak için olağanüstü bir çaba sarf edeceğiz.” dedi.

Cumhuriyetin 100. yılında yüzde 5 enflasyon hedefinin elde edilmesi ve bu düzeyde istikrar kazanmasının son derece önemli olduğunu vurgulayan Ağbal, 2021 yılı için belirlenen yüzde 9,4’lük enflasyon rakamının ara hedef niteliği taşıdığını kaydetti. Ağbal, “Bugünden yüzde 5 hedefine varana kadar belirlemiş olduğumuz patika içerisinde ara hedefleri bir gösterge olarak sizlerle paylaştım. Şu anda yakın vadede, bizim için 2021 sonu için yüzde 9,4 tahmin hedefi mutlaka takip edilmesi ve elde edilmesi gereken bir ara hedef niteliğinde. Elimizdeki bütün araçları kullanmak suretiyle etkili bir politika duruşu sayesinde bu hedefi oluşturacağız.” ifadelerini kullandı.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.