“İstanbul’un yaşadığı durum için ‘FELAKET’ diyebiliriz!” « 34GÜNDEM

SON DAKİKA

“İstanbul’un yaşadığı durum için ‘FELAKET’ diyebiliriz!”

Tüm dünyanın ortak sorunu olan iklim krizi; kuraklık, sel, dolu, fırtınalar ve aşırı sıcaklarla etkisini her geçen gün daha da fazla gösteriyor. Ülkemizin ve özellikle de yoğun nüfusun bulunduğu İstanbul için son günlerde en çok konuşulan konuların başında kuraklık geliyor. Tüm yaşananları 109 yıl boyunca adım adım takip edip İstanbul’un iklim karnesini çıkardıklarını söyleyen Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve DAE Meteoroloji Laboratuvarı Başkanı Adil Tek, “Büyük bir nüfus ve ormansızlaşma sorunu yaşayan İstanbul’da gördüğümüz iklimsel tüm olumsuzlukların sebebi 1.5 derecelik sıcaklık artışıdır” dedi.

Bu haber 19 Aralık 2020 - 15:52 'de eklendi ve 3 views kez görüntülendi.

İklim krizinin etkileri ülkemizde de artık çok yakından hissediliyor. Aşırı sıcaklar, kurak geçen yağmur dönemleri, dolular ve seller… Hepsinin yaşanma sıklığı artarken, Türkiye’nin gündeminde de gittikçe yükselen, gıda güvenliğini ve üretim zincirini tehdit eden kuraklık tehlikesi var. Ekonomi üzerinde de büyük bir baskı oluşturan bu durumla birlikte uzmanlar, pandemi döneminde ne kadar önemli olduğu bir kez daha ortaya çıkan tarımsal üretimin korunması gerektiğine vurgu yapıyor. Hürriyet’ten Emre Eser’in haberine göre, 109 yıldır yaptığı düzenli ölçümlerle iklimsel gelişmeleri yakından takip eden Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve DAE Meteoroloji Laboratuvarı Başkanı Adil Tek, detaylı ölçümlerle İstanbul’un iklim karnesini çıkardıklarını söyledi ve ekledi: “İklim krizi küresel bir tehlike ve İstanbul da bu durumdan etkileniyor. Ancak İstanbul’un büyük bir nüfus ve ormansızlaşma sorunu var.” İşte o görüşmeden öne çıkan satır başları…

TÜM SORUNLARIN NEDENİ 1.5 DERECELİK ARTIŞ

1911’den bu yana yaptığımız ölçümlerde İstanbul’un ortalama sıcaklığının 1.5 derece arttığını gördük ve aslında bugün yaşadığımız iklim kaynaklı tüm sorunların nedeni işte bu 1.5 derecelik sıcaklık artışı. İstanbul’daki bu artış uluslararası kurumların ölçümlerine göre dünya ve Avrupa ile paralel. Bu durum tarımda ve sanayide, hatta aklınıza gelecek her alanda büyük bir sorun demek. Bu şartlarda ekonomik sürdürülebilirlik mümkün değil.

HER GÜN SEMBOLİK 2 SAATLİK SU KESİNTİSİ YAPILMALI

İnsanlarda kuraklık ve su kıtlığı bilinci hala oluşmadı. Türkiye’de çok sayıda deprem olmasına rağmen gerçek deprem bilinci 1999’dan sonra oluştu. İnsanlar yaşamadan asla gerçek farkındalığa sahip olmuyor. İstanbul’u bekleyen su kıtlığı tehlikesi için de acil olarak günlük 2 saati aşmayacak şekilde sembolik su kesintilerinin yapılması şart. Başka türlü insanların tüketim alışkanlıkları değişmeyecek. Sembolik kesintiler bu konuda davranışları değiştirecek.

KARLI GÜN SAYISI AZALIYOR, KURAK GÜN SAYILARI ARTIYOR

Kentte gözlemlenen en düşük sıcaklıklar giderek artmakta. Rekor sıcaklıkların yaşanma sıklığı ve şiddeti artıyor. Özellikle son 10 yılda büyük bir artış var. Sürekli rekorlar yenileniyor. Bununla beraber yaşanan en düşük sıcaklılar da yükseliyor. Karlı gün sayıları azalırken, sıcak dalgaların yaşandığı kurak gün sayıları artıyor.

İKLİMSEL ÖLÜMLERi GÖRECEĞİZ

İstanbul’un yaşadığı durum için artık felaket kelimesini kullanmak yanlış olmayacak. İstanbul’u bekleyen bir deprem tehlikesi var. Deprem için önlem alabilirsiniz. Kişisel olarak kurtulmak mümkün ama iklim krizi için aynı şey geçerli değil. Aşırı hava olayları ve kuraklık tehlikesi artık ciddi boyutta. Çok yakında iklim kaynaklı ölümleri görmeye daha net başlayacağız. Zaten iklim ölümleri bilimsel olarak depremden daha büyük bir tehlike.

YAĞIŞ ARTTI AMA FAYDA SAĞLAMIYOR

İstanbul’un 109 yıllık detaylı verileri incelendiğinde yıllık ortalama yağışlarda 140 kilogramlık bir artış gözlemledik. Evet ortalama yağışlar artmış. Peki neden kuraklık var? Nedeni yine o 1.5 derecelik artış. Yağmurlar asıl yağması gereken zamanda yağmıyor. Haziran ayında yağan düzensiz ve şiddetli yağmurlar bu ortalamayı yükseltiyor ama o su toprağa karışmadan hızlıca akıp gidiyor. Seller oluşturuyor. Bunlar faydasız yağışlar. İstanbul’un asıl kar yağışına, daha sakin ve zamanında yağan yağmurlara ihtiyacı var. Barajlar sadece bu şekilde dolabilir.

İSTANBUL’UN DENİZ SEVİYESİ 20 SANTİM ARTTI

Artık kentler aşırı hava olayları tehlikesi ile de karşı karşıya… Çevremizde olan her şey birbiri ile net olarak bağlantılı. İklim olaylarını görmezden gelemeyiz. Yapılan ölçümlerde son 100 yılda İstanbul’un deniz seviyesinde 20 santimetrelik bir artış olduğunu görüyoruz. Üstelik deniz seviyesindeki yükselmenin hızı gittikçe artıyor. Asıl tehlike bu ivmelenmenin hızlanması. Bu küresel bir sorun ama yerelde her bölgede farklı etkileri, zararları var.

YENİ ALTYAPI, MİLYARLARCA DOLAR MALİYET DEMEK!

Bu artış küçük bir seviye gibi görünse de beraberinde İstanbul için çok büyük maddi etkileri olacak. Dev bir kentten ve bunun altyapı sistemlerinden bahsediyoruz. Şimdilik sorun yok gibi görünse de bu kentler için deniz seviyesindeki yükselme büyük bir tehlike. Altyapı sistemleri çöker. Daha sonra kentleri kazıp, yeniden altyapı yapmak çok zor. Su kanallarını, kanalizasyonları değiştirmek maalesef çok büyük yatırımlar gerektiriyor. Bu milyarlarca dolarlık bir maliyet demek.

SICAK DALGALARI KENTLERİ KAVURUYOR

Son yıllarda kentlerde aşırı sıcaklıklar yaşanıyor. Sıcak hava dalgaları beraberinde ciddi sağlık problemlerini de getiriyor. Hem ekosistem, hem de insan sağlığı için son derece etkili olan bu sıcak hava dalgalarının şiddeti ve yaşanma sıklığı İstanbul’da her yıl daha fazla artıyor. İstatistiklerde bu olayların son yıllarda biriktiğini görebiliyoruz.

SU KALİTESİNİ KORUYALIM

Tatlı su kaynakları azalırken, deniz suyu seviyesinin yükselmesi çoğu içme suyu kaynağı için risk oluşturuyor. Su kalitesini korumak için, doğaya ve ekosisteme daha fazla dikkat etmemiz gerek ve gelecek nesilleri de düşümmemiz şart.

DEV YATIRIMLARI ETKİLİYOR

İklim krizine bağlı olarak yaşanan deniz seviyesindeki yükselme kıyı şeritlerini tehdit ediyor. Bu aynı zamanda deniz kenarındaki büyün yatırımlar için de önemli bir etken. Şöyle düşünün, siz milyarlarca dolarlık bir yatırım yaparak bir liman inşa ediyorsunuz. Bu limanı 200-300 yıllık kullanım ömrü ile yapıyorsunuz. Ama deniz seviyesi hızla yükselmeye başlıyor. Sizin limanınız işlevini kaybediyor. Yaptığınız milyarlarca dolar yatırım da çöpe gidiyor.

ARTIK NE KADAR VERİMLİ TÜKETTİĞİN ÖNEMLİ!

Önceden dünyanın büyüme ile ilgili göstergeleri enerji istatistikleri ile ölçülmekte idi. Ülkelerin gelişmişlik endeksi enerji tüketimi ile paraleldi. En gelişmiş ülkeler en fazla tüketime sahipti. Ama hangi enerji kaynağının tüketildiği çok önemsenmezdi. Artık bu tamamen değişti. Gelişmişlik endeksleri yeniden yazılıyor. Artık ne kadar verimli tükettiğin ve hangi kaynaktan beslendiğin önemli.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.